Avni Baba

YILDIZLI BİR GECE

Yıllar önce bir Ağustos gecesi sabaha karşı kötü bir karın ağrısıyla uyandım, dolaşıyorum.
Balkona çıktım. Uykusuz gecelerini yıldızları seyrederek geçiren Büyükbaba balkonda oturuyor.
— Hayırdır evlat neden kalktın, ne oldu?
Durumumu anlattım.
— Geçmiş olsun, şimdi hallederiz.
Biraz sonra bir bardak kaynamış nane – limon suyu getirdi. Teşekkür ettim, yudumluyorum.
Büyükbaba yıldızlara bakarak;
— Evlat, uykusuz gecelerimde gökyüzündeki milyarlarca yıldızları seyrederim.
Yeryüzünde her insanın bir yıldızı var.
O anda kayan bir yıldızı göstererek;
— Kim bilir kimi kaybettik.
Yıldızlar ve insanlarla ilgili sohbet Güneşin doğuşuna kadar devam etti.
“Anılar Günlüğümden”

Son zamanlarda uykusuz geceler yaşıyor ve Büyükbaba ile olan sohbetleri hatırlıyor, yıldızları
seyrediyor oldum. Yıldızlar hakkında fazla bir bilgim olmasa da evrende olan canlı, cansız her şeyin,
her varlığın bir sebebi olduğunu düşünüyor, uykusuz gecelerim bir yıldız olan ve dünyamızı aydınlatan
Güneşin ışıklarıyla son buluyor.

Bilim, bir yıldızın zamanla plazmasında ki gücünü kullanarak kendi gerçekleştirdiği enerjisiyle ışık verdiğini,
kimi yalnız, kimileri de birleşerek yıldızlar topluluğu “galaksiler” oluşturduğu ve bazıları kendi, bazılarında
birbirinin yada birilerinin etrafında döndüğünü belirtiyor.

Yıldızların yaşam biçimleri ve ölümlü olmalarını dünyamızdaki yaşantılarımıza benzetiyor…
Her insanın bir yıldız olduğunu…
Ve
İçindeki enerjisi, sağlam kaynaklı bilgisi ve şeffaf vicdanıyla kararmakta devam eden dünyamıza
ışığıyla yardımcı olabileceğini düşünüyorum.

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

2 Yorum yazılmış


  1. Canan

    Yildizlarla insanlar arasindaki iliskiye ve benzerlige ben de katiliyorum.Yildizlar hayatimizin icinde ..Macazi anlamlarda yuklenmistir yildizlara bazi insanlara ovguyle anlaminda. Her alanda; sanattin butun dallarinda muzik resim edebiyatta duygulara sozlere ilham vermistir…Evet bir yorum da her insan bir yildizdir.Ancak isigini enerjisini dogru ve faydali yayabildigi surece etrafa isik sacar.Ayrica yildizlar insanlarin mutlu mutsuz anlarinda berrak gecelerde ruhlarini da aydinlatir.Annemi kaybettikten sonra geceleri evimizin balkonuna dogru bakan parlak isikli bir yildizi annem ile ilskilendirmistim.Oradan bana baktigini dusunerek el salliyordum ozlemle..Bir avuntuydu sadece.Sevgili Avni Baba guzel muhtesem yaziniz icin tesekkurler…Sizde isiginizla etrafi bizleri aydinlatiyorsunuz…Sevgimle …Saygilar…

  2. avnibaba

    Canan Hanım,
    Yaşamımda günlük tutmak aklıma geldi de yazar olmayı hiç düşünmedim. Belki heykeltıraş ya da bir ressam olabilirdim. Günlük tutmaya Ortaokul yıllarımda başladım. Çalışma hayatım süresince de günlüğüme düşüncelerimi yazardım. Ayrıca almanağıma iş gereği o gün içinde kimlere neler söylenmiş ve neler yapılmış isem yazdıktan sonra ofisi terk ederdim. Bu günde günlük yazmaya devam ediyorum.
    Küçük yaşlarda heykellere aşırı ilgi ve hayranlığım vardı. Nerede bir heykel görsem büyülenmiş olarak durup saatlerce seyrederdim. Yaramaz bir çocuk olduğumdan annem “ Bak lafımı dinlemezsen işte böyle taş olursun” der, beni korkuturdu. Resim yapmak için kâğıt kalem istedim. Önce aldılar. Sonra ders çalışmıyor, resim yapıyorsun dediler, almaz oldular.

    İçimden gelen karşı koyamadığım bir istekle yıllar sonra yağlı boya resim ve de heykel çalışmalarına bir müptedi olarak başladım. Oğlumun, eşimin büstlerini yaptım. Emekliğimde daha da özenle resim üzerine eğildim. Yeteneklerim ölçüsünde uzun yıllar bencileyin çalıştım. Tablolarımı istekte bulunan dostlarıma verdim. 1998 yılında geçirdiğim rahatsızlık nedeniyle resim çalışmalarıma son verdim.

    Dostlar ile sohbetlerdeki konuşmalarımın kalıcı olmasını isteyenler oldu. Yazıp veriyordum. Yüzlerce konuyu, benden sonrakilere de yararlı olabilir düşüncesi derleyip toplayarak yazmaya başladım. Evlatlar, tanıdıklar, yazılarımı okuyanlar sitelere gönderdiler. Böylece sitelere düşünce ve anılarım yayınlanmaya başladı.
    İnsanın kendisinden sonraki nesillere yaşayarak kazanılan birikimlerini, tecrübelerini ve anılarını paylaşmasının insanlık borcu olduğunu düşünüyor, yalnız hizmet anlayışıyla bilinen ve unutulanları hatırlatmak amacıyla yazmaya çalışıyorum.

    İnsan ile nesnel gerçeklik arasındaki ilişkiyi, nesnel gerçekliği estetik biçimde anlatım yetisi olan edebiyat cevheri, ruhsal ve beyinsel beslenmemde yaşam şartları gereği özüme gereken ilgi ve emeğin zamanında verilemesinde eksiklerim olduğunu bildiğimden, yazar olmak haddim değil efendim.

    İçten, sözün özüyle yazdığınız yanıtınıza…
    Ve
    Hakkımdaki düşüncelerinize saygı ve sevgi ve şükranlarımı sunarım.
    Sağlıkla kalınız,
    Avni Baba

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.