Avni Baba

YALANA İNANMAK

Bilimsel veriler de kafatası içersindeki iki yarım küreden ve her kürede dörder loptan oluşan, bilinç merkezi beynin, dış dünyadan yansıyan duyuların sinirler aracılığıyla düşünme ve düşünce oluşturduğu belirtiliyor. Devamlı ayni konuda şartlandırılma ile pekişen ve sorgulamama biçimselliği kazanan beyin, kişinin yalana inanmasında büyük etken oluyor. Kişiye getirisi – götürüsü büyük olan yalanlara daha kolay inanılır olduğu vurgulanıyor.

Yalana inanan kişinin;
Küçük yaşta başlayan tek tip ve yönlü bilgiyle eğitilmesi…
Çok yönlü bilgiye değer vermezliği, lüzum görmezliği…
Çıkarı dışındaki konuları önemsemezliği…
Kişiliğini bulduğu çevreye bağlılığı…
Yalanla artan çıkarın inandırıcı etkisi…
İkiyüzlülükle örtülen yalan söyleme güdüsü…
Dürüst olmakla yalanın getirisi çıkarı kaybetme kaygısı…
Dünya malına zaafı, fazilet yoksunluğu…
Şartlandırılmış baskılardan kurtulmanın bedelini ödeme korkusu…
Ekonomik çaresizlik içinde olmanın sessizliği…
Yalanların tekrar, tekrar, tekrarlanması…
Yalana inanmış olmanın kazandırdığı türlü güçler…
Beyinin uyarıcı sisteminde ki bencil anlayışı…
Konu ve olayları çıkar mantığı sınırları içersinde düzenlemesi…
Hakkı olmayana el uzatmanın sadakasını vermekle günahtan kurtulduğunu sanması…
Ve daha başka sebep ve nedenler…

Sağlıklı düşünemeyen beyninin davranışı olabileceğini düşünüyorum.

Her devir de olduğu gibi mal, mülk, makam, zenginlik, refah, güven telaşıyla bilerek yalan söylemenin kötülerin hüneri olduğu, yalana inanmayanı düşman görenin cezasız kalamadığı yüzyılların gerçeğidir.

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.