Avni Baba

VELİ TOPLANTISI II – AHMET SAKIN

Aziz Nesin, 1964 yılında yazdığı ‘Okul Aile İkiliği’ adlı öyküsünde okul aile birliği toplantılarını hicveder. Birbirinden ilgisiz konulardaki veli konuşmalarını anlatır öykü. Veliler birbirlerinin ne söylediğini dinlemeksizin saçma fikirler ortaya koyarlar, uzunca bir süre kendi üstünlüklerini kanıtlamak için tartışırlar. Ardından hiçbir sonuca ulaşmadan toplantıyı bitirir ve dağılırlar.
Veli toplantıları da okul aile birliği toplantılarının genişletilmişi sayılabilir. Bizim çocukluğumuzdaki veli toplantılarıyla günümüzdekileri kıyasladığımızda arada büyük farklar olduğunu söyleyebiliriz.

Bizim çocukluğumuzdaki veli toplantıları hem çocuklar hem de aileler için çekinilecek ortamlardı. Aileler toplantıya gitmeden önce öğretmenlerine bir saygısızlık mı yaptılar diye önce çocuklarını sıkıştırırlar, çocuklardan aldıkları tatmin edici yanıta rağmen şüpheli bir şekilde toplantı yoluna koyulurlardı. Günümüz veli toplantılarında durum epey farklı. Bu kez sıkıştırılanlar öğretmenler. Toplantılar da çocuğun durumunun görüşüldüğü buluşmalardan çok, öğretmenin sorgulandığı, öğretmenden hesap sorulduğu görüşmeler biçiminde.
Öğretmenler, seçimden bir yıl sonra seçmenlerine bir yıllık icraat raporunu sunan yerel yönetici gibi öğrenci üzerinde kaydedilen gelişmeleri ve önümüzdeki döneme ilişkin planlarını anlatıyorlar. Bu planları dinleyen velilerin yüzlerinde çoğunlukla memnuniyetini gizlemeye çalışan müşteri ifadesi oluyor. Çocuğunun derslerine hangi öğretmenlerin girebileceği hangilerinin giremeyeceği, derslerde öğretmenin otoritesinin ne düzeyde olacağı, hatta öğretmenin derste hangi öğretim yöntem ve stratejilerini kullanabileceği, hangilerini kullanmaması gerektiği velilerin istekleri kapsamındaki konulardan birkaçıdır.

Çocukların en büyük gereksinimi olan sevgiyi, hayat koşuşturması, iş hayatının yoğunluğu gibi çeşitli nedenlerle ver(e)meyen veliler, kendi iç huzursuzluklarını bir nebze olsun giderebilmek için iyi bir denetmen rolüne bürünüp çocuğun hayatında etkili olan öteki karakterlerin (öğretmenlerin, bakıcıların…) yakasına yapışıyorlar.

Oysa eğitim, okul, aile ve çevre üçgeninde şekillenir. Eğitim, eski Yeşilçam filmlerindeki ünlü replik gibi “Ne gerekiyorsa yapın, masraftan kaçınmayın” denilerek parayla satın alınabilecek bir hizmet değildir. Üç yönüyle de işbirliği halinde olmayı gerektirir. Çocuk merkezde olmak üzere herkes görev ve sorumluluklarını yerine getirmeli ama kendi sınırlarında kalmalıdır.
Çözüm ortak aklı bulmakta. Ne korkulan ne korkutulan, sorumluluk bilinciyle, sevgiden tasarruf etmeden, paylaşmanın hazzına erebileceğimiz veli toplantıları dileğiyle.

Ahmet SAKIN
21 Ekim 2016

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

2 Yorum yazılmış


  1. avnibaba

    Can Ahmet Öğretmenim,
    Ailelerce çok önem verilmesi gereken okul, veli, öğrenci işbirliği hakkında bilgilendiren yazın…
    Ve
    Özellikle;
    “”“ ÇÖZÜM ORTAK AKLI BULMAKTA. NE KORKULAN NE KORKUTULAN, SORUMLULUK BİLİNCİYLE,
    SEVGİDEN TASARRUF ETMEDEN, PAYLAŞMANIN HAZZINA EREBİLECEĞİMİZ VELİ TOPLANTILARI DİLEĞİYLE.”””
    Cümlen süper…
    Bende canı gönülden dilerim.
    VAR OL…
    Teşekkür ve sevgiyle kucaklıyorum.

  2. Ahmet SAKIN

    Canım Babam, Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Bana cesaret verdiniz. Sevgi ve özlemle öpüyorum…

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.