Avni Baba

UÇUYORUM

“Baba, muhteşem bir aşk yaşıyorum. Başıma hiç böylesi gelmedi, uçuyorum…”
Evlat,
Hayırlı olmasını dilerim. Gençliğimde ben de, birkaç kez uçmuştum.
Uçanın gökyüzünde kalmadığını…
İyi ya da kötü yeryüzüne indiğini…
Her inenin bir şeylerinin kırıldığını, bir şeyleri kırdığını…
Gönül kırmadan inebilmenin doğru, ama zor olduğunu…
Yaşayarak öğrendim.

Âşıklar, aceleyle uçuşa aşk denen tek kanatla başlıyor. Uçuşa devam edebilmek için ikinci kanadın sevgi olduğu ya bilinmiyor ya da unutuluyor.
Aşk, sevgiyle tamamlanıyorsa yoklar var oluyor, uçuş devam ediyor. Âşıklar mutluluğa kavuştuklarında uçuyoruz diyor. Bir süre sonra başlayan mutsuzluklarının nedenlerine kafa yormak istemiyorlar. İstekler ve beklentilerin köleliği, âşıkların çaresizliklerine çözüm bulmalarını engelliyor.
Bencilik esaretinden kurtulmayı başaramayan, bir bedene iki ruh sığdıramayan âşıklar, iki bedende bir ruhun birleşmesine ve dostluğun başlamasına izin vermiyor, veremiyorlar.
Hoşlanmakla başlayan beraberlikte yaşam coşkusu, bedensel doyumla hüsrana dönüşüyor. Sevgi şekeri eksik olan aşklar yavanlaşıyor. Biten her aşkın, cefasıyla sefasıyla izleri kalıyor.

UÇUŞ neden bitiyor? Düşünüyorum…
Aşkın ne olduğuna akıl ermediği için mi?
Aşkın gücüne yenilgi mi?
Aşkın tekrarı, doyulmazlık mı?
Tatmin edilemeyen istek mi?
Acısının verdiği haz mı?
Sığınılmak istenen kucağın yetersizliği mi?
Sığınmayı bilemezlik mi?
Başka nedenler mi?
Her aşığın kendine göre bir cevabı olacaktır.

Evlat,
Aşığın, aşkının bedenine ruhunu sığdırması ancak sevgiyle mümkün olabiliyor.
Uçmaya devam etmek istiyorsan yakıtın sevgi, oktanı da yüksek olsun.

Sağlıklı kal.
Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.