Avni Baba

SONSUZ NEHİR

Sonsuz Nehir sürekli akıyor… Hiç durmadan, sonsuz bir hareket…
İçinde var olabileceğini düşündüğümüz her şey var o büyük nehirde…
Nehir sonsuz, yaşam sürekli hareketli ve yüzücü…
Nehrin nasıl yaratıldığını tartışmayacağım. Fakat akıl almaz bir düzen, bir plan içinde akıyor.

Her şeyiyle mükemmel bir nehir…
İçinde bizler varız. Bazılarımız haberli, bazılarımız habersiz bu sonsuz hareketten. Nehir nasıl akıyorsa
öyle bırakmalı insan da kendini akıntıya. Ama önemli olan, insanın nehirdeki yüzücülerin yüzüş türleri,
teknikleri, nehir hakkındaki bilgileri…
Acaba balık su içinde olduğunun bilincinde midir?
Fakat insan yaşamın pekâlâ içinde olduğunun bilincinde olabilir. Yeter ki kişisel girişimde bulunsun.
Şu anda sonsuz nehrin bilemediğimiz bir bölümündeyiz ve nehirde cazip o kadar çok şey var ki, farkında olmadan
onlara tutunuyor, onları dinliyoruz.

Bazen kuvvetli akıyor, cazip nesnelerden uzaklaşıyor ve başlıyoruz akıntıya kürek çekmeye. Aynı nehirde,
aynı yerde ikinci kez yüzmek istiyoruz. Oysa hareket devam ediyor.
Bazen tahammül edebiliyor, bizi kurtaracağına inandığımız bir dala ya da bir tekneye tutunuyoruz.
Tek başımıza güçsüz ve yetersiziz. Bazen de görüş alanımıza giren cazip hedeflere ulaşmak ve sahip olmak istiyoruz.
Bir ara nehirdeki çok güzel çiçeklerin olduğu yerde duruyor, birkaç çiçek kopartmak istiyoruz ve kopardığımız anda
onlar ölüyorlar!
İşte nehrin içinde bizler türlü görev ve işlerde devamlı çaba sarf ediyoruz. Zannediyoruz ki bu sonsuz nehrin
akıntısının yönünü değiştirebiliriz. Bazen de korkuyor duruyoruz. Tıpkı donan denizde buz kırıkları arasından çıkıp
hava alan foklar gibi. Nehir altımızda akarken bilincimizin donması, bizi belli bilgi ve tecrübeyle buzların
üstünde tutuyor. Nehir ve de kendimizle olan mücadele bizi yıpratmaya devam ediyor. Hâlbuki nehir’e biraz kulak verebilsek,
onunla konuşabilsek, onun bize neler verdiğini anlayabilsek ve de bunları değerlendirebilsek…
Daha neler göreceğiz, neler öğreneceğiz, nerelere yüzeceğiz bu nehirde yorulmayı, yalnızlığı, bıkkınlığı düşünmeden?

Nehirde öğrenmemiz gereken bilgiler ve yapmamız gereken görevlerimiz var. Sonsuz nehirde iyi bir yüzücü olan kendini
kurtarabiliyor. Ayrıca kurtulmak isteyen yüzücülere de yardım ediyor, bilgi veriyor.
Her şeyden önce kendimize şunu sormalıyız!
Ben bu nehri seviyor muyum? Bu nehirde yüzmeyi seviyor muyum?
O halde hiçbir şekilde istek ve tutku adalarında durmamalıyım. İsteklerim daima sonsuza akan nehirle ilerlesin.

Nehirde yüzerken farkında olmadan sevişiyoruz onunla…
Kimimiz sessiz, kimimiz hırçın sevişiyor. Sükûnetle sevişmek gerekiyor. Eğer biz sevişmesini bilmiyorsak, bırakalım nehir
bize öğretsin. Yeter ki nehrin dilini anlayabilelim, öğrenebilelim ondan.
Ve günün birinde nehirden ayrılmak gerekirse, beraberimizde götürecek neyimiz var?
Balıkları, yosunları, tekneleri mi? Götürebilir miyiz?
Yakalanan balık bedeninden başkasını götüremediği gibi bizimde paylaşmadığımız bilgilerimizden başka götüreceğimiz yok
beraberimizde.
Tabii, eğer seviyorsak bu sonsuz sevgi nehrinde ilerlemeyi.

Murad Ballıbaba
Aralık – 1979

Can Murad’a,
Sevgi ve şükranlarımı sunuyorum.
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

2 Yorum yazılmış


  1. Turan

    Hayatta farkinda lik çok önemli.

  2. avnibaba

    Selam Turan,
    Özlem ve sevgiyle kucaklıyorum.

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.