Avni Baba

SİYAH MİNİBÜS

13-14 yaşlarında bir çocukken okuldan gelirken yolda rastlardım ona, içimi sevinç kaplardı. Bazen kasabanın belediye binası önünde, bazen okuma evinin, bazen marketin, manavın… Siyah bir minibüstü o.
Araba kullanmayı yeni öğrenirken yolda karşılaştığımızda acemiliğin heyecanı katlanırdı, selamlaşırdık sürücüsü Zülfikar Abi’yle.
Cumhuriyet’in 75. Yıl kutlamasında, İlçenin kurtuluş günlerinde alana ilk gelen insanların yanında park eder, en son ayrılanlardan olurdu.
Sahibi kahramanımız olmuştu çoktan. İlk aşklarımıza katık etmiştik eserlerini. O yaştaki aşklar için oldukça lüks bir katıktı. “Sarı Saçlım”, “Kızıl Siyah Bulutlar”, “Odalarda Işıksızım”, “Olmalı Olacak İstiyorum”, “Bekle Gülüm”, “Esmer Günler” ve daha niceleri…
“…Kaç kere söylemek istedim sevdiğimi, özlediğimi sana
‘Beni hiç bırakma’ dediğin aklımda
Kaç kere dönmek istedim, kaç kere dönemedim sana…” dizeleri çocuksu aşklarımıza birkaç beden büyük gelirdi.
Lisedeyken bizim okulun önüne geldi bir gün minibüs. İçimiz kıpır kıpır. Gülen gözleri ve huzur veren gülümsemesiyle Kayahan karşımızdaydı. Bizim sınıfta küçük bir söyleşi bile gerçekleştirdi.

Sanatçının konserlerinde hemen sahnenin arkasındaydı yeri. 14 Şubat 2015’te Beşiktaş’taki son konserde yine siyah minibüs sahnenin yanındaydı. Konserden sonrasına belki de Kayahan’a ilişkin son fotoğraf da yine siyah minibüsteydi.
3 Nisan 2015’te kaybettik Kayahan’ı. Çocukluğumuzun, ilk gençliğimizin kahramanı Kayahan defalarca yendiği hastalığa bu kez yenilmişti.
Benim gibi sevenlerini derinden sarsan bu ölümdeki tek tesellimiz sanatçının bıraktığı yüzlerce besteydi. Zaten geriye kalan ne varsa en ilkel şekilde tartışılarak paylaşıldı, tüketildi.
Çocukluğumuzda pek çok anlam yüklediğimiz siyah minibüs de bu hoyrat talandan payını aldı. Dünyamıza maddiyatın egemen olduğunu, inceliklere kalan yerin giderek daraldığını yüzümüze çarparcasına bir oto galeri köşesine çekildi ve yeni sahibini beklemeye başladı. Bir internet sitesinden bulduğum bu mahzun fotoğrafıyla siyah minibüs 30’lu yaşlarımda bambaşka bir anlama büründü benim için. Bu kez hissettiğim sevinç değil, hüzündü.

Ahmet SAKIN
22 Eylül 2016

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

1 Yorum var


  1. avnibaba

    Can Evlat Ahmet… Kendine özgü edebi içten üslubunla yazdığın yapıtında çocukkluk anılarımı yaşattın…
    Teşekkülerimle kucaklarım…
    Sevgilerimle…

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.