Avni Baba

SAHİPLENME

Yıllar önce bir sabah eşim Ender heyecanla gördüğü rüyasını anlatıyor…
Kim olduğunu hatırlayamadığım biri sabaha kadar bana;
Hiç bir şey senin değildir, sen sahibi olduklarının bekçisisin…
Cümlesini tekrar tekrar söyledi, bu tekrar sabaha kadar devam etti. 

Ender, bunca yıllık beraberliğimizde hiç unutmadığı bu rüyasını her fırsatta tekrarlıyor.
Yıllardır sahip olma sanısıyla hiçbir şeye bu benim demiyor. Sahiplenme güdüsüne yenilmeden
bekçilik yapmaya devam ediyor.

Yaşam içten dışa doğru olduğuna göre, her hangi bir organımızda ki bir hücre kendisi için
yaşıyorsa, bedenimizdeki bir hücre bile bize ait değilse;
Yaşadığımız sürece bilgi ve tecrübe ile elde edilen düşünceleri ve yaşanmış anılardan başka
bizlere ait olan ne var ki? 
İnsanın düşünceleri iyiyi, doğruyu ve güzeli arıyor, değişiyor, gelişiyor. Ama madde ve geçici olan,
hoşlanılan her şeyin bizlere ait olduğu sanısı ile sahipleniyor, her an kaybedileceği unutuluyor.

Can Yücel – Bağlanmayacaksın başlıklı şiirinde diyor ki;

Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.

Bedenin yaşam enerjisini kendileri için sağlayan hücrelerin dahi bize ait olmadığı
gerçeğini bilerek bir şeye sahiplenmenin;
Küçük yaşlarda başlayan, alışkanlık ile kazanılan bir huy…
Vazgeçmekte çok zorlanılan bir yanılgı…
Bir şeye sahiplenmeden yaşamanın sağlık, huzur ve mutluluk için önemli olduğunu…
Sahiplendiklerini unutarak bekçiliğini yaptığını…
Ve
Huy edinilen sahiplenmenin ilişkilerde önemli olan saygı ve sevgiyi yok ettiğini…
Düşünüyorum.

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.