Avni Baba

ÖPKE

Her ortamda “evde, işyerinde, çarşıda, pazarda, devlet dairesinde, yolculukta, vs”
günümüz insanının suratı asık, ses tonu yüksek, karamsar, kızgın, canından bezgin
birbirine bağırıyor, ya da kavga ediyor. Giderek artan öfkesellik, insanın kendisi
böyle bir durumla karşılaşmasada bir başkasına yapıldığını görmekten inciniyor, sıkılıyor.

Orta Asya Türkleri karaciğerle bağlantısı olduğu düşüncesiyle ÖFKE sözcüğüne ÖPKE diyor.
Eskiden gazap, hiddet denilirdi.
Bilimsel veriler;
Öfke ile başlayan davranışları, korunma içgüdüsünün saldırganlık biçimi…
Kişide kan dolaşımının hızlandığı, damarların genişlediği, damar çatlaması…
Ölümcül sonuçlara neden olan elem verici, taşkın heyecan ve kısa bir delilik durumu…
Ruhbilim:
Kişinin benliğini zedeleyen bir olayda incinmeden doğan sert davranışlar…
Kızgınlık… saldırganlık olarak tanımlanıyor.
Hiddetlenen kişinin kasları geriliyor, sesi değişiyor, gözler kararıyor, solunumu
hızlanıyor, dişler sıkılıyor. Tükürükteki zehirli madde çoğalıyor. Kadınların sütünün
zehirlendiği belirtiliyor.

Bazı durumlarda ÖÇ almaya varan ÖFKE’nin,
İnsanın bir savunma eylemi olsa dahi, “ kırmak, yıkmak, kavga, öldürmek, vs”,
saldırganlığın ve şiddetin bir havansal eylem olduğunu…
Öfkelenen kişide aklın ve vicdanın durağanlaştığını…
Kişinin kendini savunma amacıyla suçsuz olanı suçladığını…
İnsanın kendisine ve çevresine verdiği zarardan başka bir işe yaramadığını…
Tatmin olamayan kişinin içtepisi…
Maskelemeye çalışmanın boş…
“Öfke baldan tatlıdır” deyiminin zırva…
Her hangi bir konu, olayda kaybetme endişesiyle gösterilen öfke yenilginin…
Ve
Haksızlığa dahi saygısızlık etmeden, öfkelenmeden adap içinde mücadele etmenin
başarının başlangıçı…

Olduğunu düşünüyorum.

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.