Avni Baba

NEDEN BİR ŞEY YAZMADIN?

Avni Babam neden sevgililer gününde bir şey yazmadın, kutlamadın?
Sorusu üzerine düşünceler…

Yurtdışında 14 Şubat, Sevgililer Günü ile tanışalı yarım asırdan fazla oluyor.
Reklâmları, özel süslenen vitrinler, mağazalardaki izdiham, alış veriş hevesinin,
sevgi ve sevgili ile ne ilgisi olduğunu anlamaya çalıştığım yıllar.
Görünen oydu ki sevgi madde ile yer değiştirmişti.

Yıllardır Batı’dan esen şiddetli fırtınalar ülkemizde de etkisini gösterdi, insani değerlere
maddiyat bulaştı. İnsan o hale geldi ki neye ihtiyacı olduğunun, ne istediğinin, ne zaman
ne yapması gerektiğinin şaşkınlığı içersinde sevgiyi unuttu. Kendinden başka bir şey görmeyen,
yaşamın telaş ve kargaşası içinde yitirilen sevginin boşluğunu madde ile dolduran olunca
maksatlı da olsa hatırlar oldu.
Yaşadığımız dünyada Sevgililer Günü’ nün senede bir gün farklı ve çoklu amaç, örtülü
düşünce, eylem içerikli kutlanması, her gün olmasını düşündüğüm sevgi anlayışımla bağdaşmıyor.

Sevginin;
Yalnız lezzetten, kokudan, renkten, güzellikten, görünüşten, tenden alınan
bir zevk, haz, doygunluk olmadığını…
Düşünceleri, gönülden gelen duyguları sözler ve mana içeren güzellikleri davranışlar
ile tamamlamak olduğunu…
Patlıcan turşusunu çok seviyorum diyenin, işi bağlamak için seni çok seviyorum
demesiyle senede bir günle sevgili olunamadığını…
Ve
Sevgi ortamında öğrenildiğini düşünüyorum.

Evlat,

14 Şubat ayni zamanda DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ – WORLD SHORT STORY DAY.

Biliyorsun ben yazar değilim. Bilinenleri, unutulanları hatırlatan yazılar yazıyor,
her konuyuda “Sevgiler, Avni Baba” sözcükleriyle bitiriyorum.
Dolayısıyla sevgi konulu çok güzel öyküler yazanlar olacaktır düşüncesiyle yazmadım.

Sevgiliyi düşünenin, gönülden sevenin duygularını söz ve eylemiyle gösterebildiği her gün,
Sevgililer Günü değil midir?

Yaşam boyu her gün sevmen ve sevilmen dileği ile…

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.