Avni Baba

KUÇİ’NİN AŞKI

SERRA KARA' ya teşekkürlerimle...

SERRA KARA’ ya teşekkürlerimle…

İtalyanca kısaltılmış bir sözcük olan cucci, küçük köpek anlamına geliyor.Köpeğimizin Sağlık Karnesinde
Kuçi yazıyor. Cinsi erkek, rengi siyah, patileri ve göğsünde beyaz lekeleri olan, söz dinleyen şirin
ve akıllı iki yaşını geçkin kastre edilmiş erkek bir melez…

Bağlı değil, bahçede serbest dolaşıyor. Gelenlerin bize olan yakınlığına göre davranışları farklı.
Bahçe işleriyle uğraşırken peşimizden hiç ayrılmıyor, bizi dikkatle takip ediyor. Kullanmak üzere
aradığımız, atılmayan çöpler, unutulan ne ise başına oturuyor, havlıyor hatırlatıyor.
Kulübesinden yaygısını çıkartıyor, silkeliyor. Nerede kullanacaksa oraya götürüyor, Gece getirip
kulübesine yayıyor. Kendi kendine oyunlar oynuyor. Verdiğimiz kemikleri gömüyor, yemek istediğinde buluyor.
Yağmurlu havalardan hoşlanmıyor. Zararlı katkı maddesi içeren yiyecekleri kokluyor ve havlamaya başlıyor.

Ailemizin dokuzuncu köpeği olan Kuçi, komşumuzun 13 yaşındaki kızına âşık oldu…
Her tarafı çevrili sokağa çıkamaz dediğimiz bahçenin düşünemediğimiz bir yerini buluyor, çıkıyor. Doğru çok
büyük ilgi gördüğü komşu kızın bahçesine gidiyor, aşkını görmeden edemiyor. Sabah okula uğurluyor, akşama
kadar kapılarından ayrılmıyor, okul dönüşünü bekliyor. Birlikte oynuyorlar. Akşam karanlığında geliyor.

Komşu, ev alıp taşındı…
Kuçi perişan. Havlamıyor, koşmuyor, oynamıyor. Kuçi‘yi göremez olduk. Kuçi’yi göremeyen dostlara olanları
anlattık, inanamadılar. Aylarca boş evin kapısında aşkının gelmesini neşesiz ve küskün bekledi, bekledi.
Bir yıl geçti, Kuçi her gün komşunun bahçesini ziyaret ediyor, oturuyor. Beni görünce koşup geliyor.
“ Dostunum, seni ölene kadar terk etmem. Halimden anlıyorsun ” dercesine başını dizime koyuyor.
Kuçi benden, ben de Kuçi’den bir şeyler öğreniyoruz.

BİR ÖYKÜ
Bilge, bir gölün başında oturuyor.
Çok susamış bir köpeğin devamlı olarak göle kadar gelip, tam su içecekken kaçması dikkatini çekiyor.
Dikkatle olayı izliyor. Köpek susamış, ama göle geldiğinde sudaki yansımasını görüp korkuyor, su içmeden
kaçıyor. Sonunda köpek susuzluğa dayanamayıp kendini göle atıyor ve kendi yansımasını görmediği için suyu içiyor.
Bilge düşünür:
Benim bundan öğrendiğim şu oldu.
Bir insanın istekleri ile arasındaki engel, çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü korkulardır.
Kendi içinde büyüttüğü engellerdir. İnsan bunu aşarsa, yaşamı başarır.
Bilge biraz daha düşününce aslında gerçek öğrendiği şeyin bundan farklı olduğunu görür.
Asıl öğrendiğim;
İnsan bilge bile olsa, bir köpekten dahi öğrenebileceği bilginin var olduğudur.

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

2 Yorum yazılmış


  1. ferhan bozok

    Avni babam ne kocaman bir anlatim.Ellerine saglik.Kocaman opuyorum.

  2. avnibaba

    Selam Ferhan,

    Özledik… Sevgiyle kucaklıyor, yorumuna kocaman teşekkür ediyorum.

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.