Avni Baba

KARAKTER, GÖRÜNÜŞ ve KİŞİLİK

Bir sohbet gecesinde karakter, görünüş ve kişilik sözcüklerinin yerinde kullanılmayışı
ortamı fazlasıyla ısıtmış ve bu sözcükleri karıştıranlar arasında 
terim birliğine varılamamıştı. 

İnsan, devam ettirmek istediği ilişkililerinde görünüş mükemmelde olsa
karakter ve kişilik
arasındaki farklılık yerinde kullanılmıyorsa, kişi hakkında
yapılan değerlendirme eksik, fazla ya da yanlış olabiliyor.

Bu üç sözcüğü didikleyelim…
Karakter: İnsanın özyapısı, ıra…
Ruhbilim: Duygu ve davranış özelliği…
Törebilim:
Ahlak sağlamlığı ve tutarlılığı…
Ruhbilim:  Duygu ve davranış özelliği…

Ayrıca, karakter bozukluklarını, hastalıksal ruh durumu ve ruh bozukluğunu
hastalık
olarak tanımlanıyor. Dengesizlik ve tutarsızlıkları olanı akıl hastası
olarak
adlandırılıyor.
Karakter hastalıkları karakteropati
olarak anılıyor.

Karakter, aynı zamanda bir Yaşambilim terimi; Genetiksel ve toplumsal koşulların etkenliğinin
karakterin oluşumundaki önem
olarak vurgulanıyor.
Türk Dil Kurumu’nun Ruhbilim Sözlüğü:
Karakter, töreler ve töresel değerlerle
ilgili olarak kişinin güçlüklere karşın göreli olarak düzenli ve sürekli tepki yapmasını
sağlayan özelliklerden oluşan dizgeleşmiş bütünlük… Kişileri bu yönlü birbirinden
ayıran tutum ve davranışlar
olarak tanımlıyor.

Görünüş;
Eski dilde tezahür: Olan, olmayan niteliklerini gösterme biçimi…
Birey bulunduğu ortamda görünüşüyle özünde olmayan “iyi, dürüst, saygı, sevgi, vs”
nitelikleriyle izlenim verebiliyor. Kimileri de isteklerini elde edebilme eğilimi sürecinde
özünde olmayan duygu, düşünce ve davranışlarıyla insana, topluma,
doğaya değer ve önem veren, görünüş sergilemek için tereddütsüz
çaba gösterebiliyor.
Yaşantı biçimleri sahte görünüşlü türler, madde + makam ve şöhrete ulaşabilmek
amacıyla farklı görünebiliyorlar.

Kişilik:
Eskiden şahsiyet deniliyordu. Kişiyi diğerlerinden ayıran ruhsal ve bilinçsel özelliklerin tümü
olarak tanımlanabiliyor.
Türk Dil Kurumu Sözlük; “Kişilik, bireyin toplumsal yaşamı içinde edindiği alışkanlıklarının ve davranışlarının tümü”…
Ruhbilim terimleri sözlüğü; “ Kişinin işler durumdaki ruhsal, bedensel ve fizyolojik özelliklerinin kendine özgü az çok
durağan bütünlüğü ”,
olarak tanımlıyor.

Kişiliğin gelişmesinde fizyolojik yetiler, yaşam ortamı ve koşulların etken olduğu önemle vurgulanıyor.
Bu etkenlikler kişinin kendi olmasını değiştirebiliyor. Kişiliğin özgürce gelişebilmesini, kendi olabilmesini ekonomik,
sosyal yapı ve eğitim sınırlıyor. Kişide temel duygululuk eğilimleri yaşamı boyunca ayni kalmıyor, değişebiliyor.

Kişilik;
İnsancıl bilince erişmek güçlü bilgi istiyor…
Davranışlarda empati içersinde uyum, paylaşım ve eleştiri istiyor…
Fiziksel bedeninin dürtülerinden arınmayı, bedenin efendisi olmayı istiyor…
Sorumluluk istiyor…
İstiyor… İstiyor…

Eğilimler, güdüler, iç çatışmaların, etkenlik ve edilgenliklerin yaşandığı fırtınalar okyanusunda sahip olunacak
en değerli olanın, insanın kişiliği olduğunu düşünüyorum.

Alıntı bir öykü…

Gürültünün fezaya ulaştığı sınıfa öğretmen hışımla girer.
Sınıfa sert bir bakış atıp, tebşiri alır ve tahtaya kocaman “ 1 “ rakamı çizer,

Bakın, bu 1 rakamı kişiliktir. Hayatınızda sahip olabileceğiniz en değerli şey.
Sonra 1‘ in yanına bir sıfır ”0” koyar, der ki,
Bu, başarıdır. Başarılı bir kişilik 1′ i 10 yapar.
Bir 0 daha koyar…
Bu, tecrübedir. 10 iken 100 olursunuz.
Sıfırları koymaya devam eder, eder…
Her bir 0, saygı… Sevgi… Yetenek… Disiplin… vs… Eklenen her yeni 0 kişiliği 10 kat zenginleştirir der.
Sonra eline silgiyi alıp en baştaki 1 rakamını siler. Geriye bir sürü sıfır “0” kalır.
Öğretmen,

Kişiliğiniz yoksa öbürleri hiçtir.

Sınıfta sessizlik…


Karakter, kişilik ve görünüş vicdan terazisinde aklın ve gönlün
dirhemleriyle her biri ayrı ayrı tartılıyorsa, doğru yargıya varılabiliyor
diye düşünüyorum.

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.