Avni Baba

KADIN ve ERKEK

Bir evladın, “KADIN nedir? ERKEK nedir, bu ilişki nasıl bir şeydir? Sık kopuyor.”
Sorusu üzerine…

İlkel toplumlarda ailenin BAŞ TACI olan kadın mülkiyetin gerçekleşmesiyle aşağılanıyor, horlanıyor.
Tarihsel süreçler içerisinde yapay olarak oluşturulan farklılıkların, şartlandırılmaların sonucunda
kadının köleliği kabul edecek biçimde hazırlanışı ve kadına yapılan baskı ve eylemlerle kadınla erkek
arasında farklılıklar, ayırım başlatılıyor. Günümüzde süre gelen baskı, aşağılama devam ediyor.
Kadını lafta yüceltmenin, insanlık dışı ve erkeğin kendini bilmezliği olduğunu düşünüyorum.

Bilgeler kadın ve erkek hakkında neler demiş bakalım…

KADIN;
Nietzsche; Kadın erkek ayırımı yoktur. İnsan vardır.
Jokai; Kadının sevdiği erkek yarı Tanrı’dır.
G.Bernard Shaw; Her parasız kadın koca peşinde koşan bir maceraperesttir.
Tolstoy; Kadın, üzerinde her şeyin döndüğü bir vidadır.
R. Halit Karay; Kedi, ağzı şapırdayanın… Kadın kesesi şıkırdayanın yüzüne bakar.
Alfred de Musset; Rüzgârı estiği gibi, kadını da olduğu gibi kabul edin.

ERKEK;
Victor Hugo; Kadınsız bir erkek horozsuz bir tabanca gibidir. Erkeği ateşleyen kadındır.
Çehov; Erkekler kalpleriyle değil fikirleriyle yaşarlar.
Oscar Wilde; Erkekler güzel şeyler söylemeyi bırakınca, güzel şeyleri düşünmez olurlar.
H. de Balzac; Bir erkek, karısı sık sık gelip dizlerine oturmuyorsa, onu mutlu ettiğini söylememeli.
D.H. Lawrence; Bütün erkekler koca bebeklerdir.
Emile Zola; Erkeği erkek yapan kadındır.

KADIN YÂDA ERKEK;
Yeni başlayan ilişkilerinde göstermek istedikleri görüntülerini “hoş, sevimli, müşfik, cömert, candan,
kibar, nazik, neşeli, dostane, mültefit, ilgili, veren, hoş gören, haklara saygılı, vs.”
özüne sindiremediği,
giydirilmiş özelliklerini içeren söz ve davranışlar sergiliyorlar ise…
Başlangıçta “Aşkım seni çok seviyorum” sözcüklerinin anlamını bilmeden yâda bir amaçla söyleniyorsa…
Birbirlerini sıklıkla arıyor, neşelendiriyor, ihtiyaçların giderilmesine yardımcı oluyor… Giyinişlerine,
hoşlandıkları her şeye karşılıklı ilgi gösteriliyorsa…
İstenilmese de bireysel uğraşılara yakınlık gösterisi, önemli günleri paylaşım başlıyorsa….
Konuşma konuları genelde kendilerine yapılan aile içinde, arkadaşlıklardaki
yada iş yerindeki yanlışlar, haksızlıklar, aldatılmışlıklar ile hoşlandıkları sosyal içerikli aktiviteler oluyorsa…
Hediyeler karşılıklı alınıp veriliyor. Yüzlerde her zaman gülümseme eksik olmuyorsa…
Romantizm giderek artıyorsa…
Birlikteliğe gerçek romantizm veya içgüdüsel dürtülerin mi sebep olduğunun farkındasızlığı süresince,
yalnız kaldıklarında hayallerle pembe bulutlar üstünde yaşanıyorsa…
Vs… Vs…
İstenilen amaca ulaşmanın sevinciyle farkındasız beraberliklerin genellikle sık sık kopuyor olduğunu düşünüyorum.

Karşı konulmaz bir şiddetle arzu edilen beraberlik, başlangıçta tende uyum tatmin edici oluyorsada süre uzadıkça
kadın – erkek bilinç ve idrakıyla gösteremediklerini zamanla gösterince, yaşanan olaylar tensel yakınlaşmaların
heyecanını azaltıyor. Zamanla geçtikçe tereddüt, beklenti, umut ve korku yaşanıyor.

Birliktelikteki her açmazda kadın – erkek duygusallığın bitimini belirten örtülü, tatsız mesajlar veriyor.
Süreç ilerledikçe alacağını alan, aradığını bulamayanın çok önemli olan duygusal anlayışı kayboluyor.
Tensel doyumun bitimiylede beklentiler ve önceden yapılmış hesapların üzerindeki sis yavaş, yavaş kalkıyor.
Kendilerini irdelemeden aradığını bir başkasında bulacakları sanı ve umuduyla yeni arayışlar girişimine başlanıyor.
Devam etmek istemeyen beraberliği bitiriyor.
Bu gibi ayrılışlara kişilerin kendilerini tanıma sınavından kaçışı diyorum. Çünkü kaçış ile çözümlenemeyen
sorunların yeni beraberliklerde benzerlerinin yâda aynilerinin olabileceği unutuluyor.

Evlat,
Yalnız kadın – erkek değil, her türlü ilişki ve beraberlik süreçlerinde yaşanan hayatın çekilmez olmasının ve ayrılışla
sonuçlanmasının kökeninde taraflarca oluşturulan saygı, sevgi bilmezlik ve egoizm sorunu olduğunu düşünüyorum.

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.