Avni Baba

HÜCRE HAYATI

Çalış, çalış, çalış… İsteklere ulaşamamak beni yordu. Bir hücreye kapatılmış mahkûm gibiyim. Yaşamıyor,  hayattan zevk almıyorum.
Üzerine…     

En büyük hediye olan hayattan zevk alamadan arzularına ulaşmak için uzun ya da kısa bir süreli tekrar tekrar bıkkınlıkla yaşanan,  Evladın hücre hayatı dediği yaşantının sebep ve nedenlerini düşünüyorum.

İnsanın hayatında isteklerine ulaşmayı istemesi çok doğal…
Ancak hayattan zevk almıyorum diyen kendini kapattığı bu hücreden sahip olma istediğine erişmesiyle çıkıyor. Gerekliliği, gereksizliği düşünülmeden tekrar bir hücreye girmekteki isteği “heves mi, özenti mi, vs”  her ne ise yeni bir hücre sürecine değer mi, düşünülmüyor. Önceki isteklerin yaşattığı hücre hayatının kaybettirdikleri unutuluyor.

Birey yaşam süreçleri içerisinde giydirilerek ya da giyerek huy edindiklerinin farkında olamadıkça hücre hayatını kişisel arzularıyla kendisi hazırlıyor. Yaşam sahip olunmakla ölçülüyorsa, bu yanlış ölçünün bıkkınlığıyla yaşamdan yalnız zevk almaya değil, sağlığını ve nitelik – niceliğinin durumunu düşünmeye dahi vakit bulamıyor. Bireyin yaşamı sürecinde önemsediği ölçüler de önem kazanan değerler sıralamasındaki isteklerinin değişmesiyle hücrede mahkûmiyet süreleri değişiyor, biriken bıkkınlıklarla hayattan zevk alınamıyor.
Çeşitliliğin ve tüketimin yaşam biçimi olduğu günümüzde insan sahip olduklarının yeterliğini düşünemiyor. Varken bir yenisine ulaşmak için hücre mahkûmiyetini kendi başlatıyorsa, şikâyet etmeye hakkı olabilir mi?

İki anı:
Yıllar önce  eski, dökülen bir araba kullanan dostuma;
— Neden yeni bir araba almıyorsun?
— Dökülen dediğin arabam gereken ihtiyacımı karşılıyor. Yeni araba da ayni işi görecek, ama beni cendereye sokacak. Benim için hayattan zevk alarak yaşamak yeni arabaya sahip olmaktan daha önemli. Bakımını yapıyor, dikkatli kullanıyorum. Gittiği kadar gider, gitmediği gün düşünürüm.

İki yıldan beri yurtdışında bir ülkede yaşayan, ziyaretime gelen evlada izlenimlerini sordum;
—  Baba, kullandıkları her şey, aklına ne geliyorsa eski. Ne son model telefon, ne televizyon ne araba ne de başka bir şey göremezsin. Bizde ki lüks yok. Gerekmeden yeni bir şey almıyor, hayatın zevkini çıkarıyorlar.

İnsan, yaşam şartları gereksinimleri için çok çalışıyor.
Ancak ne istediğini, neye ihtiyacı olduğunu ve  hayattan zevk almaya vakit bulamadan ulaşılan isteklerin değersiz olduğunu bilenin, özenti sebebiyle hücre hayatı yaşamadığını düşünüyorum.

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.