Avni Baba

EFSANE BİLİM – MİTOLOJİ

Budunbilim’de efsane olarak tanımlanan Mitoloji : “Evrenin, tanrıların, insanların, kahramanların yaratılışları…
Tufanı… Tanrıların insanları verdikleri cezaları, günahları… Ateş, bitkiler ve hayvanlardan yararlanışını,
cinselliği… Aile, toplum, töreler ve kuramların başlangıcı, vs gibi konuları, destansı ve şiirsel bir dille
anlatan ve genellikle kutsal sayılan öyküler” olarak tanımlanıyor.
Bu öykülerin tümünü kapsayan, tarihsel süreçleri içersinde inceleyen bilim dalına, Efsanebilim deniyor.
Felsefe ve Tarih terimleri Sözlüğü’nde de, Söylencebilim deyimi kullanılıyor.

MİTOLOJİ:
Tanrıların nasıl oluştuklarını inceleyen, TEOGONİ…
Evrenin oluşumunu inceleyen, KOZMOGONİ…
İnsanın oluşumunu inceleyen, ANTROPOGONİ…
Bütün bunların geleceğini inceleyen, ESKATALOJİ…

Olarak dört bölüme ayrılıyor…

Bilim öncesi süreçlerde hayal ürünü olan söylentilerle başlayan, şiirsellik içeren, Osmanlıca “İlmi esatir”
denilen mitolojinin gerçeklerle içiçe olduğu saptanmış. Felsefenin ne, neden, niçin, nasıl, ne zaman gibi
sorularıyla başlayan ve insan zekâsının çaresizliği nedeniyle bilimdışı verdiği cevaplar sonucunda mitoloji,
inanç oluvermiş.

Her tür olgunun konu edildiği, Osmanlıcası efsane – masal olan Türkçe mit sözcüğü, olağanüstü kahramanlıkların
ve doğaüstü güçlerin, bilgi öncesi inançla açıklanan anlatımlar içerdiği kabul ediliyor. Şimşek çakmasını,
yıldırım düşmesini, seller basmasını, “Tanrı – Tanrılar kızdı, insanları cezalandırıyor” Bir örnek olarak
verilebilir.
Asırlarca insanın kafasını kurcalayan çıkmazlara bilim dışı verilen geçersiz açıklamalardan kurtuluşu,
Rönesans ile başlıyor.

Kavram kargaşasına meydan vermemek için, inanç sözcüğünü tanımlamak yararlı olur.
İnanç sözcüğü, iman, itikat olan “İNAN” sözcüğüyle karıştırılıyor.
İNANÇ; Bir şeyin olurluğunu, olmazlığını bir sanı ya da kanıya göre kabul etmek olarak
tanımlanabilen bir sözcük.
Toplumbilim, İnanç; Her hangi bir öneriyi doğru diye benimseme ” olarak tanımlıyor.

Batıda ve Doğuda dinsel ve felsefi mitolojik öğeler kaynaşmış ve içinden çıkılamaz bir hal almış durumda
olduğundan, bilimsel gelişimle inançsallık son buluyor. Bazı ülkeler ve yörelerde farklı amaçlarla geçerliliği
halen devam ediyor. İnsanların hangi sosyal, ekonomik ve kültürel nedenlerin etkisinde kalarak mitoslara olan
inançsallığı devam ettiklerinin araştırılması da ayrı bir konu.

İnsanın düşünce yapısını nesillerden nesillere aktaran mitosları içeren Mitoloji, sözü edilmeye başlayan yeni
bir bilim dalı. Bu konularla ilgili bilgilenme, anlaşılır dille asıllarına sadık kalarak yayınların artmasıyla
olacaktır.
Eğitim basamaklarında insanın düşünsel üretimi olan mitolojiye daha çok önem verilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum.

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.