Avni Baba

DOLMUŞTAKİ SESSİZLİK

Sıcak bir yaz gününün sıkıntısından bunalan insanları, evlerine yetiştirmek kaygısıyla kasabanın kıvrımlı yollarında virajdan viraja, köşeden köşeye savruluyor dolmuş. Yakın evlerde birbirini tanımadan yaşayan insanlar, şimdi bu küçük arabada bir arada olmanın huzursuzluğunu ifşa eden sessizliği gölgelemek için yarış halindeler. Sıcaklar ve kasabanın yaz kalabalığı başlıca konu başlıkları. Yaşları birbirine yakın üç orta yaşlı kadın, onlardan daha yaşlı ve iri yarı olan ve önde oturan adam dolmuşun yolcuları. Sıcaklık ve kalabalık konulu girizgahlar çabucak tükendiğinde sessizlik dolduruyor dolmuşu. Tam bu sırada dolmuşun önünden geçen bir sokak köpeği yetişiyor imdada.

Yaşlı adam atılıyor:
– Bu köpekler de insanların başına dert oluyorlar efendim. Belediye görevini yapmıyor. Üstelik pek çoğu çevre kasabalardan geliyor.

Sokak köpeklerinde dahi ayrımı düşünen yolcunun sözleri, diğer yolcularca onaylayan ünlemlerle desteklenince devam ediyor yaşlı adam,
–  Tümünü zehirlemeli.

Dolmuştaki yolcular arasında adamın sözlerine katıldığını hissettirenler bir öncekinden az oluyor. Ve adam gençliğinden bir anıyla devam ediyor:
– Hiç unutmam, memleketteyiz, genciz tabi o zamanlar. Tarladan gelmişim. Çanağa süt koydum tam içecekken biri seslendi dışarı gittim. Döndüğümde ne göreyim? Kedinin biri benim sütü içiyor. Hemen kapatırsın pencereleri, sopayı alırsın eline…
Kedinin belini kırmışım…

Dolmuşta bu kez farklı bir sessizlik… Bu sessizliğin anlamını fark eden adam konuşmasını sürdürüyor.
– Sonracığıma efendim. Üç ay kadar sonra komşu ilde tertiplenen Nuri Sesigüzel konserine giderken kaza geçirdim ve sakat kaldım.

Bu cümle üzerine dolmuşta bir sessizlik…

Başlangıçta sokak köpeklerine karşı yaşlı adamla aynı fikirde olmanın utancıyla kurulamayan cümleler, mırıltılar olarak kalıyor dolmuşta.

Evine ulaşan yaşlı adam dolmuştan ilk inen oluyor ve bu kez düşüncelerle dolu bir sessizliği dolmuşa bırakarak uzaklaşıyor.

Ahmet SAKIN
4 Ağustos 2014

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

1 Yorum var


  1. avnibaba

    Selam Can Ahmet… Sağlıksız bir sosyal ortamın değer yargıları içersinde küçük yaşlarda kazandırılan önyargılardan hayatı boyunca kurtulamamış yaşlı bir adamın insanlık dışı öyküsünü… Ve suskun dinleyenlerin kişilik yapılarını anlatan sessizliğin izlenimlerini içeren öyküne teşekkürler… Yazılarının devamını diliyor, sevgilerimle kucaklıyorum

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.