Avni Baba

DİLEK – UĞUR – BOŞ İNANÇ

“Avni Babam, dileklerim olsun diye neler yaptım, hiç biri olmadı. İnancım da var.
Bir uğursuzluktur gidiyor. Ne dersin?“
Üzerine düşünceler…

Sözcüklere bir göz atalım;
Eskiden arzu, murat olarak kullanılan DİLEK; Günümüzde insanın beklentisi
doğrultusunda belli bir şeye olan özlemine ulaşabilmek arzusunu içtenlikle
düşünmek, bir kimsenin olmasını istediği şey anlamına kullanılıyor.

Kullanılan ve uygulanan nesne, vs getirisinin mutluluk olduğunu kabullenme
olarak tanımlanan UĞUR;
Her hangi bir şeyin “nesne, özne, sayı, gün, vs” Kimine uğur, kümüne uğursuzluk
getiriyor inancının bir sanı olduğunu düşünüyorum.
Bireysel değerlerinin bilincinde olmadan bilgisiz, ilgisiz, emeksiz, çabasız, uğur
getirecek inancıyla ne söylese, ne taksa, ne yapsa kör bekleyiş içersinde dileğine ulaşamayınca,
pozitif düşünemeyen birey, başarısızlığının getirisi umutsuzluk olunca,
ne yaptıysam olmadı bir uğursuzluk var diyebiliyor.

Kimi nesne ve uygulamaların şans, mutluluk getirdiği düşüncesiyle uğurlu geldiğine
olan inanç olarak tanımlanan BOŞ İNANÇ;
Felsefe, dilekte bulunma ihtiyacı olduğu anda güçsüzlükten doğan bir inanç olgusu olduğunu…
Ve
Tarihsel süreçler içersinde devam ede gelen, bilinmeyen ve gizli olduğu sanılan bazı güçlerin
uğur getirmesi ya da başarısızlık düşüncesinin yarattığı korkunun etkisiyle kötülüklerden
sakınmak amacı içerdiğini belirtiyor.

Bazı boş inançlar;
Bir kapıdan içeriye sağ ayakla girmek…
Yataktan, sağ tarafa dönerek kalmak…
Kulak memesini çekmek…
Çimdiklemek…
İşaret ve orta parmağı üst üste koyarak arkasında saklayarak, bir şeyin olmasını
istemek…
Atkestanesi taşımak, Çocuk pabucu, Sarımsak, At nalı asmak…
Önünden Siyah Kedi geçmesinin, uğursuzluk getirir inancıyla yol değiştirmek…
Çok iri başlı bir Kurbağayla karşılaşınca, aradığı sevgiliyi bulmayı ummak…
İnsanın kabrine sevdiği yiyecekleri koymak…
Dört yapraklı yonca taşımak…
Bir ağaca paçavra bağlamak…
Dilek kuyusuna para, taş, vs. atmak…
13 sayısının uğursuzluğuna inanmak…
Dilek duvarı denen yere taş yapıştırmak…
Adak sözü vermek…
Aynanın kırılmasını kötüye yormak…
İki elinden birini, diğerinden daha uğurlu olduğu inancıyla kullanmak…
Vs, vs…

Gibi eylemlerin kötülüğü engellediği ve uğur getirdiğine, isteklerin olacağına
olan inançlar asırlardır devam ediyor.

İç dünyasındaki duygu, inanç, düşünce ve eylemiyle yaşama uyum sağlamaya
çaba gösteren birey, çevresinde yaygın olan boş inanç ortamının etkisinde
kalabiliyor. Olmasını istediği türlü istekleri için boş inançlar doğrultusunda
eylemde bulunuyor.
Dilek doyumu içinde bulunan bireyin kendi derinliğini bilinmeden, yalnız boş
inançla isteğine ulaşabilmeyi düşünmesi, başarı için yeterli olamıyor.

Evlat,
Dilekte bulunmana, ulaşmak istediğine ve eylemine saygı duyuyorum.
Ancak kişinin;
Kendini ve ne istediğini bilerek, günlerce aç olanın ekmek susuz kalanın su istercesine
istemesi…
Bilgiyle ilgiyle azimle sabırla çaba göstermesi…
Uğur getireceğine, kötülüklerden koruyacağına inandığı nesne ve eylemle de desteklemesiyle…
Böyle bir irade ve eylem sonucunda dileği gerçekleşebilir diye düşünüyorum.

Dileklerine bir an önce kavuşmanı gönülden istiyorum.
Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.