Avni Baba

ÇİÇEKLERİN DİLİ
                      Çiçeklerin Dili

KIRMIZI GÜLLER
Yurt dışında bir başarımdan dolayı dersten sonra hocam kafeteryada kahve içmeye davet etti. Sohbet arasında, “Sizi ve ülkenizi tanımak istiyorum. Cumartesi akşamı uygun ise sizi evime bekliyorum. Viski içer, sohbet ederiz“.Teşekkür ederek davetini kabul ettim.
Ettim, ama o güne kadar hiç viski içmedim. O tarihlerde viski az bilinen ve içilen bir içki. İçtiğim rakı, bira bazen şarap idi. Viski nasıl bir içkidir, ne kadar içebilirim, çarpılır mıyım, bilemiyordum?
Rahmetli babamın “Yabancı bir yerde bilmediğin içkiyi önceden denemediysen içme. Dokunabilir. Hoş olmayan bir durum ile karşılaşabilirsin.” dediğini hatırladım. Denemeden öğrenilemeyeceği için akşam bir bara gitmeye karar verdim.

Bara girdim, boş bir masaya oturdum. Garsona, “Viski lütfen”. Garson,“Duble mi?”
“Bir şişe” dedim. Tuhaf bir şekilde yüzüme baktı, bilmediğim bir sürü viski markasını hızla saydı. Zaten hiçbir marka ismi bilmeyen ben, en son söylediği viski markası yakaladım. “Lütfen, bir şişe“. “Yanında ne alırsınız?”Saydı, söyledim. Siparişimi alan garson gitti, ooohhh çektim. Üç gitar içeren küçük orkestra eşliğinde kovboy giyimli şantöz, halk şarkılarını söylüyor, üç çift dans ediyordu.
Çok viski, buz ve biraz da likit karışımı içkimi hoşlanmadan, merak ile içebildiğim kadar içtim. Nasıl geldiğim, nasıl yattığım hatırlanmayan gecenin sabahında korkunç bir baş ağrısı ile kalktım. Her şey yerli yerinde ve muntazam, bir aksaklık yoktu. 

Cumartesi akşamı davete gitmeden önce çiçekçiye uğradım. 21 adet çok güzel kırmızı güllerden bir buket yaptırdım. Çocuklarına bir kutu çikolata alarak evin yolunu tuttum. Kapıyı eşi açtı. Kendimi takdim ettim, hanımın elini öptüm. Güzel, kırmızı güller buketini vermek için uzattım.
Öykümüz başladı…
Hanım bukete baktı, bana baktı, gülmeye başladı. Ama nasıl? Kahkahalar ile güldü, güldü. Şaşırdım. Bir süre sonra “ Buyurun, hoş geldiniz.“ Salonda Hocam karşıladı. Hanımın gülmesi ara ara devam etti.
Hoşbeşten sonra Hocam, Ne cins viski içiyorsun?
Öğrendiğim markayı söyledim, Başka bir viski adı söyledi, ne olduğunu anlamadım. Teşekkür ettim. Ardından Ne ile? sorusu gelmedi. Viskiyi koyarken miktarına bakmamı söyledi. Soda ve buz ilave etti. Teşekkür ettim. Verdiği içki, barda içtiğim gibi değil, lezzeti kıvamında, içimi rahat.

İçki bölümünü falsosuz, başarı ile tamamladım. Sohbet başladı.
Türkiye hakkında sorular sordu. “Biraz da kendinden bahset” dedi. Kısa ve öz olarak anlatım. İkinci bardak viskiyi yudumlamaya başlarken biraz rahatladım. Bu arada, Hoca ne marka ve miktar viski içiyor, nasıl içiyor, gözlem içindeyim. Viski markası, katkı maddesi, miktarları farklı ve içimi de güzel olunca, Viski hoşuma gitti.
Hiç viski içmediğimi, burada içilen içki çeşitlerinin neler olduğunu, nasıl içildiğini bilemediğimden sizlere mahcup olmamak için geçen akşam bir bara giderek bir şişe viski içtiğimi, ismini öğrendiğimi, barda olanları, geceyi ve sabahki halimi tüm açıklığı ile anlattım. Hayret ve ciddiyetle dinlerken başını salladı ve bir daha sakın yapma dedi” ve bir süre konuşmadı.

Sessizliği bozarak, Hocam müsaadenizle, bardağınızın üçte birinden az viski koydunuz, bir, iki buz attınız, üstünü de soda ile doldurdunuz? Usul böyle midir?” “Viski nasıl bir içki, nasıl içilir?” Beklemediği sorum karşısında bir süre düşündü, anlatmaya başladı.
Tek ve sek viski ayaküstü içilir. Verdiği geçici enerji ile günün yorgunluğunu giderir. Senin gibi çmeye devam eder ise facia başlar. Komaya girebilir.
Gördüğün gibi, ben çok sıvı alarak ve sık tuvalete giderek kandaki alkol derecesini sabit tutuyorum. Devamlı ve keyifle içiyor, uzun sohbetlere devam edebiliyorum. Sohbetlerde içmeye devam eden, içkinin yanında az sıvı alınır ise tuvalete gidilmez, kanda giderek artan alkol seviyesi anlattığım durumlara neden olur. Sen de bundan sonra lütfen bol sıvı alarak iç. İçkiyi boş mide ile bardaki gibi bir daha içme. Çok tehlikeli. “, Demeyi ihmal etmedi, içkiler tazeledi.

Bol sodalı üçüncü kadehler kaldırıldı. Sağlığa…
– – Bir şey söylemek istiyorum.
– – Evet dinliyorum.
– – Eşiniz beni karşıladı, gülleri ve paketi görünce devamlı gülmeye başladı. Ben bir yanlış yaptım. Siz de farkındasınız değil mi?
Kendisi cevap vermedi. Eşine, senin cevaplaman gereken bir soru var, lütfen gelir misin diye seslendi.
12 ve 15 yaşlarında iki çocuk sahibi Hanım, yanıma oturdu, yanağımı okşayan eşi; Bana verdiğiniz kırmızı gülleri görünce gülmeye başladım. Çünkü 12 Yıllık evliliğimiz süresince bana, kocamdan başka kırmızı gül getiren tek kişi sizsiniz. Her çiçeğin bir dili vardır. Çiçekler yerine ve verilecek kişiye göre anlam ifade ederler. Kırmızı gül aşkın ateşini tanımlar. Âşık, aşkına olan hislerini çiçek dili ile bu şekilde anlatır. Ben sizi hayatımda ilk defa görüyorum. Kırmızı gülleri görünce şaşkınlıktan kendimi tutamadım. Gülmeye başladım, lütfen yanlış anlamayınız. 
Sıkıntımın rengi yüzümde belirmiş bir halde, yanlışımı fark ettim. Nasıl yaptım bilemiyorum, çok özür dilerim, elini öptüm. Hanım dayanaklarımdan öptü.
Gülümseyerek kocasına baktı ve Avni, kırmızı gülleri getirmen çok da iyi oldu. Unutulmaması gerekenleri hatırlattın. bu kadar güzel kırmızı güller almayalı çok uzun zaman oldu, çok da hoşuma gitti.”.
Hocam, eşine sarılırdı. Haklısın, Seni seviyorum. Öpüştüler. Bana dönerek; Benim neden cevap vermediğimi anladın mı?
Hanım,  Yemek hazır, sofraya buyurunuz. Hanım koluma girdi. Yemek salonuna geçtik.

Yemek az, öz, yeterli ve leziz… Müzik ve şarap güzel… Sohbet nefis idi. Çiçeklerin dili konusu, viski türleri, ham maddeleri, kalite ve markaları, viskinin faydaları konuşuldu. Bende, şairin mis gibi kokusu, ana sütü gibi su dediği milli içkimiz, rakımızı anlattım. Her yönü ile zevkli ve yararlı gece, tekrarlanması dileği ile sona erdi.

Çiçeklerin dili hakkında bilgim yoktu. Bu olay bana ders oldu. İlk fırsatta çiçeklerin dilini anlatan bir kitap aldım. Önce çiçeklerin yerine görene  amaç ve anlamlarını açar, okur, sonra çiçek alır oldum.
Yaşamımı etkileyen, güzel gece için eşine ve hocama teşekkürlerimi sunuyor, saygı ile anıyorum.

Sevgiler,
Avni Baba

“Anılar Günlüğümden”

FacebookTwitterGoogle+Paylaş