Avni Baba

BÖYLE DÜŞÜNÜLEREK Mİ YAŞANIYOR?

ZENGİNLİK;

Merdivenleri yardımsız çıkabilmektir.
Pencereden bakıp, yoldan geçenleri görebilmektir.
Her akşam kendi kapını kapatabilmektir.
Küçük ve büyük tuvaletini rahat bir şekilde yapabilmektir.
Saçının okşanmasıdır.
Ağlayabilmek, güle bilmektir.
Özleye bilmektir, özleyecek birisinin olmasıdır.
Güneşin sıcaklığını hissedebilmektir.
Yağmurda ıslana bilmektir.
Evde bir ses olmasıdır.
Sevine bilmektir.
Yürüyebilmektir.
Derin bir nefes alabilmektir.
Arana bilmektir.
Telefonunun çalmasıdır.
Kolundaki saatin geleceği göstermesidir.
Bir sonraki hafta için plan yapabilmektir.
Güzel günleri bekleye-bilmektir.
Bazen bir tabak makarnadır.
Yerken bunun tadına varabilmektir.
Bazen iki tane domates ve bir taze ekmektir.
Kendine inana bilmektir.
Özgüven’dir.
Espri yapabilecek ruh haline sahip olabilmektir.
Zenginlik varlığından mutluluk duyabildiğin her şeydir…

Yazıyı defalarca okuduktan sonra;
“İşte zenginlik bu” diye düşünülerek mi yaşanıyor, düşünüyorum…

Böyle zenginlik kimleri ne kadar ilgilendiriyor?
Bu konu konuşuluyor, tartışılıyor mu?
Okuyan memnunluğunu ve sevinç duygusunu tebessümüyle ifade ediyor, eylemde bulunuyor mu?
Yoksa
Hayata giydirilmiş zenginlik anlayışıyla yaşamadan, yaşatmadan daha çoğa sahip olabilmenin esiri olarak mı devam ediyor?
Anlamlı ve güzel sözler yaşama aktarılamıyor ve uygulanamıyor, yalnız söyleniyor, yazılıyor mu?

Türlü sebep ve nedenlerden asırların birikimi, anlamlı ve önemli yazılan ve söylenenler karanlığa düşüyor.

Tüm Canlara zenginlikler dolu yaşam dileğiyle…
Sevgiler,
Avni Baba

Bu anlamlı yazıyı gönderen Can Evlat H.İ.A’ ya TEŞEKÜRLER…

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.