Avni Baba

BİR İŞE YARAMAK

Büyükbaba yapmamı istediği bir işi eksik yaptığım, salladığım zaman; İnsan bir işe yaramalı.
Bu yaşında bunu öğrenmelisin. İş yapmayı sevmezsen, hayatı sevemezsin derdi. İşten kaçtığım,
kaytardığım istemeyerek iş yaptığım günleri, işe yaramadığım yılları hatırlıyor, düşünüyorum.
Sakat ayağıyla yürümekte zorlanan bu insan boş vakitlerinde bir şeylerle meşgul olurdu.
Yorulmuyor musun? Dediğim de; Yorulmazsan, dinlenmenin tadı olmaz der, gülerdi.

Bir şey yapmamı istediğinde işten kaçtığımı görse bir şey demez, işi hatalı da yapsam hatalarımı
eksik ya da yanlış yaptıklarımın nedenlerini açıklar, gösterirdi. Ben gene ne kadar hatasız yapmaya
çalışsam, iş de hatalı olunca, iyi öğretememişim der, tekrar tekrar gösterir, anlatırdı.
Gerektiğince affetmek, sabır göstererek tahammül etmek, dayanabilmek Büyükbabanın sevgisinin dışa yansımasıydı.
İyi yaptığım işe bakar; Sen bu işi öğrendin, benden iyi yapıyorsun, eline sağlık der, yanaklarımdan öperdi.

Hoşlanmadığım, zor gelen bir işi yapmak istemezdim. Sorduğunda yapmak istemediğimi değil, vakit bulamadığımı
söylerdim. Beni göz ucuyla takip eder dalga geçtiğimi görünce, incitmeden: Sana yardım edeyim çabuk bitirelim
şu işi. Beraber balığa çıkacak vaktimiz olsun. Koluma girer, Yaslı gittim şen geldim marşını birlikte söyler,
işe koyulurduk.
Yapmadığım hatalı yaptığım bir iş için, hiçbir zaman kırıcı olmadı. Her zamanki güleç yüzüyle; Hata senin değil benim.
Bazen senden fazla şey istiyorum derdi.

En hoşlandığım ve hevesle yaptığım sandalın bakım işleri idi. İstekli ve dikkatli çalışmamdan memnuniyetini belirten
Hohner marka pompalı bir ağız mızıkası hediye etti. Mızıka çalmasını öğrenmek işim olmuştu, her işten kaytarıyordum.
Görmezlikten geliyor, üstüme düşmüyor, ne zaman güzel bir melodi dinleyeceğiz, elini çabuk tut diyordu.

İnsan, bir işe yaramayı öğrenmeye çocuklukta başlıyor. Bulunduğu ortamın anlayış, güven, destek ve takdiriyle
işten kaçmıyor, işe yarayan olabiliyor. İş yapma sorumluluğunu kazanmış insan, yaşamı başarmanın başlı başına
bir iş olduğunu unutmuyor.
Her zaman bu muhterem insanı saygı ve şükranla anıyor ve mızıkayla çalmasını öğrendiğim ilk şarkıyı
“YOU ARE ALWAYS İN MY HEART” düşüncelerimde olan Büyükbaba için her zaman çalıyorum.

Sevgiler,
Avni Baba
NOT:
Büyükbaba; Benim Büyükbabam değil, Ablamın eşinin babası,
Eski Kanlıca Muhtarı Şevki Bey.

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.