Avni Baba

BİR EVLAT SORUYOR

— Avni Baba senin Doğum Günün ne zaman? Bilmiyoruz.
— Benim iki doğum Günüm var. Hangisini
soruyorsun?
— Anlamadım. İki Doğum Günün nasıl oluyor?
— Nasıl olduğunu anlatayım.

Kimden, nasıl bir insan olarak doğmak istersin?
Diye bir şans verilmeden dünyaya geliniyor.
İnsan kendinin dünyaya neden, niçin geldiğini düşünmesiyle bence ikinci doğumu ile
gerçek hayat başlıyor diye düşünüyorum.

Yaşamıma uyanarak başladığım o günümün Doğum Günüm olduğunu kabul ediyorum.
Çünkü…
İkinci Doğum Günü’ me kadar istediklerimi
duymak, görmek ve de elde etmek için, yıllarımı
yaşamış olduğumu düşünüyorum.

İnsan, uyanana kadar madde ve mana bedenin esareti altında ve alışılmış istekleri
doğrultusunda yaşıyor. Alışkanlıkların bağımlı huylara dönüşmesi sonucu oluşan
karakteriyle beyinden gelen ikazların dışında olanlar görülemiyor, algılanamıyor.

Giyinilmiş, giydirilmişlerden kurtulmak, yaşamı anlayabilmek için bireysel çaba gerekiyor.
İkinci Doğum günüme kadar bilinemeyen, görülemeyen, çözüm bulanamayan sorunlarıma
farkındasızlığımın sebep olduğu anladım.

Hayata şartlanılmış, şartlandırılmış bakış acısıyla değil, uyanışla her konu için
beynindeki sayısız boş bir odacığın penceresinden bakılıyorsa;
Görünenin gerisindeki yeni, tarafsız, şeffaf olan görünmeyenler görülüyor ve yeni
düşüncelerle dolan yeni odacıkların adedi artıyor. Giyinilmişleri barındıran odalar
kullanılmıyor, zamanla da azalarak kayboluyor.
İkinci doğum ile uyanarak başlayan değişimle her şarta rağmen insan hayata
gülümseyerek bakabiliyor.

Şartlanılmış, şartlandırılmışlıkla kazanılan sanı, yanılgı, giz edinilmiş huy ve
takıntılar zamanla edinilen bilgi, deneyimle en aza indirile biliyor.
Ve
İnsanın ikinci doğumuyla huzurlu yaşamı başlıyor ve devam ediyor diye düşünüyorum.

Sevgiler,
Avni Babagiyinilmiş, giydirilmiş,

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.