Avni Baba

Batık Müteahhitleriyiz Hayatlarımızın

Temeli atılıp bırakılmış, yosun ve pas içinde kalmış yarım inşaatlar gibidir yazı taslakları. Koşulların oluşmasını bekledikçe daha çok mahsur kalırlar kara kışa. Heyecan uyandıran büyüsünü yitirmişçesine sararırlar gün geçtikçe. Sarardıkça bitirilme olasılıkları da azalır. Talandan kurtulan yapı malzemeleri de paslanır, çürürler. Batık bir müteahhit gibi bu yarım inşaatların arasında dolaşırız. Yeni temellere başlamaktan da korkarız. Hayatımız da böyledir.

Yarım inşaatların batık müteahhitleriyiz her birimiz. Ziyaret etmeye çekindiğimiz yarım inşaatlarla doludur, hayatımız. Kendimize bile itiraf edemediğimiz travmalar gizlidir, o beton yığınlarında. Bazen yanlış seçimler, bazen derinlerdeki başaramama kaygısı, bazen de tek seferde mükemmel olana ulaşma telaşımız yarıda bıraktırır yapıyı. Anılmalarını bile istemeyiz. Hatırlatan dostlara kızarız. Eski bir savunma cümlesidir ezberimizden dillendirdiğimiz. O konuyu hatırlamak istemiyormuşuz gibi davranırız, kâbusumuz olmuştur oysa çoktan.
En kötüsü de içimizde yaşadığımız gelgitlerin, fırtınaların dışarıya yanlış yansıdığını fark edemememizdir. Ergen bir gencin platonik aşkına konuşmadan anlatmak istedikleri kadar çoktur düşündüklerimiz ve o gencin bunları hiç konuşmadan anlatmış olduğuna inanması kadar safça inanırız anlaşıldığımıza. Büyük bir hata yaparak iletişimin hayatımızdaki o büyük önemini yadsımış oluruz. Sonuçta ortada somut olan tek şey çürümeye terk edilmiş yarım bir inşaattır.

Yarım inşaatların batık müteahhidiyiz. İlk elli sayfada terk ettiğimiz kitapları bile kitaplığa kaldırmayarak, komodinin başında oyalayan, vedalaşma cesareti olmayan korkak okuruyuz. Sevgimizi söylemeye cesaret edemeyen uzaktan tahminlerle aşk acısı yaşayan ergen genciz. Konuşmadan anlaşılmaya çalışan, sevdiklerimizin omuzlarına büyük sorumluluklar yükleyen, bu ağır yük altındaki sevdiklerimizi üzdükten sonra itiraflara başlayan eski film karakteriyiz.
Gelişip değişmemiz ilk hamleyi yapabilmemize bağlı. Kendi yarım inşaatlarımızla yüzleşebilir ve işe başlarsak başarırız. Yoksa kâbuslar içindeki yalnızlığımız son bulmaz.

Ahmet SAKIN
25 Ocak 201

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

1 Yorum var


  1. avnibaba

    CAN ÖĞRETMENİM AHMET OĞLUM,
    Çok güzel, değerli ve muhteşem bir yazı.
    NUR OL…

    Ayrıntılara girmeden…
    Kişisel duygusallıktan arınmış…
    Gözlemlerini içeren…
    Olayları ayrıntılı anlatımlarla uzatmayan…
    Özetleyen…
    Bilgi veren…
    Kimi insanın iç dünyasının gerçeklerini yalın, incelik, akıcılık içersinde kendi üslubunla günümüz deyimiyle BETİMLEYEN…
    Kendine özgü, içeriği derin ve anlamlı yapıtına şükranlarımı sunuyorum.

    VAR OL.
    Görüşmek dileğiyle sevgiyle kucaklıyorum.

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.