Avni Baba

ASAL NİTELİK

Birey, yaşam huzuru için her geçen günü, dünün değerlerinden kurtularak yeni
değerlerle mi yaşıyor?
Değişken niteliği, bitmeyen istekleri mi, değerli olanları değersiz yapıyor?
Artı değerlerin unutulması, eksilerinin unutulmaması egoistlik mi?
İnsan ilişkilerini beklentilerden arınmış olarak yeterince değerlendiriliyor mu?
Önem taşıyan tüm duygu, düşünce, nitelikler de artılar ya da eksiler nedeniyle
değerlerde ki farklılıklardan bireyin bir diğerine iletişimsiz, tertipsiz, düşüncesiz,
duygusuz, sevgisiz, vs demesi 
kusurlu görmesi, beğenmemesi doğru olabilir mi?
Şikâyet etmekte haklı olabilirler mi?
Düşünüyorum…

Beraberliklerde bireylerin birbirine gösterdiği sevgi, şefkat, anlayış, ilgi, iletişim, tertip, vs
diğerine az veya fazla gelebiliyor. Tarafların güç ve yetileri içersinde ellerinden gelebileni
yapmalarına rağmen yeterli bulunmuyorsa sürtüşmeler başlıyor. Duygusal doyumsuzluk
kaçınılmaz oluyor.

İnsan, akıl – gönül terazisini yaşam koşullarının stresi içinde çoğu zaman kullanmayı da
unutuyor. Kişisel adaleti içersinde şikâyetçi olduğu konuda, hem kendini ve hem de
karşısındakini değerlendirmesi için, akıl – gönül terazisinin eşdeğeri olabilecek  ve adı da
değer ölçer olan bir elektronik cihaz olsa ve şikâyetçi oldukları konularda bireysel değerleri
ölçülse nasıl olur?
Bu alet her bireyin diğerinden şikâyetçi olduğu “yeti, güç, duygu, düşünce, sevgi, ilgi, hırs,
sabır, düzen, tertip, iletişim, idrak, estetik, vs” akla gelebilecek her konuda verdiği önemi
0 – 1000″ birim arasında ölçüyor olsun.

Birbirlerinden şikâyetleri olan iki birey, A ile B’yi sıra ile değer ölçen cihaza bağlayalım.
Bireylerin aralarında sorun olan bazı konularda sonuçlara bakalım.

A             B                  Fark

Sevgi                  880         720              160   birim
İlgi                      550          890              340      ”
İletişim               480          740              260      ”
Düzen                760          960              200      ”
Hoşgörü             470         720               250      ”
Duygu                750          890              140      ”
Beceri                800          650              150      ”
Hırs                    770          320              450      ”

Ölçümde, birim değerlerine göre bireylerin yeti ve nitelik değerleri farklı çıktığı görülecektir.
Değerlerde yakınlık görülebilir, ama eşitlik milyonda  bir ihtimalle belki olabilir.
Sorunlara neden olan konulardaki farklılıklar, birinde fazla olan diğerinde az ise, böyle
bir durumda kim kime ne diyebilir?
Sorunlar, birlikte olduğu kişide kendi beklentilerini bulamayışıyla başlıyor. İnsan kendisine
benzetme çabasına devam ettiği sürece sorunun kendinde olduğunu, kendinden şikâyet
ettiğinin farkına varamıyor. Birey niteliklerini birlikte olduğu kişi veya kişilerde arıyor ve
istiyor ise sürtüşmeler, huzursuzluk kaçınılmaz oluyor.

Beklentiler doğrultusunda kişiye özgü istekler nedeni ile bahane edilen  uyumsuzluklar yerine,
birinin eksiğini  şikâyet etmeden diğerinin hoşgörüyle tamamlaması, birlikteliğin önemini
belirleyen insan olmanın asal niteliği olduğunu düşünüyorum.

Yüz de ısrar etme, doksan da olur.
İnsan dediğin noksan da olur.
Mevlana

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.