Avni Baba

AİLEDE YÖNETİM

Kısaca, herhangi kurum da bir işin uygun biçimde yürütülmesine yönetim…
İş yeri sahibine veya yöneten kişiye yönetici… deniyor.
Ekonomik anlamda, bir iş yerini, bir üretimi “iş yeri sahibi mi, müdür, mühendis,teknisyen, memur, işçi, vs.” tümü
veya bir bölüm de yönetici görünen ve bilinen yöneticiler mi yönetiyor?

Yönetim biçimlerini düşünürken aklıma, sosyal ve ekonomik bakımdan en küçük ve çok önemli kurum
olan aile nasıl yönetiliyor, kimler yönetiyor?  Düşüncesi geldi.

Aileyi tek kişi “büyükbaba, baba, anne, vs.” yönetiyorsa;
Yönetim biçimi kişinin dirayetine mi kalıyor?
Yöneten dirayetsiz ise nasıl oluyor?
Yönetimde temel olan bilgi, tecrübe, ekonomi, insan hakları, vs. olduğuna göre,
yöneten bu konularda yetersiz ise nasıl olur?
Böyle ailelerden oluşan toplumlar da yönetim nasıl olur?
Aile yönetiminde demokrasi olabilir mi?

Aralarında hiçbir ayrılık gözetmeksizin bütün vatandaşların katılacağı ve sınıf egemenliğine karşı bir yönetim biçimi
olan demokrasi ideal yönetim biçimlerinden biriyse, neden aile de olmasın diye düşünürken, bir düşünürün;
“Bir yönetim biçimi olan demokrasi nerede ve ne zaman olur ise olsun, bir sınıf egemen oluyorsa,
gerçek demokrasi yoktur.”  
Cümlesini hatırladım.
Dünyada geçmişten günümüze kadar geçen sürelerde uygulanan demokrasilerde egemen sınıfların sahip oldukları
gücü nasıl, ne niçin kullandıkları ve demokrasi adı taşıyan yönetim türlerinin iyi – kötü olan sonuçları aklıma geldi.

Ailede yönetenin kimseyi kendi malı gibi görmesini, aile bireylerinin haklarının sömürülmesini, sorunlarının
empatiyle çözülmesini istediğimden demokrasi hayalimde sarsıldı. Beni yetiştiren ailemin nasıl yönetildiğini
ve ben dünden bu güne ailemi nasıl yönettiğimi düşünmeye başladım.
Babam, ciddi ve sert tutum içersinde bir yönetici gibi görünürdü. Babama önemli bir sorunumu söylediğimde
kıyamet kopardı, ailede kimsenin huzuru kalmazdı. Ara buluculuğu annem yapardı. Bir sorunum olduğunda
canım anneme koşardım. Sarılır, öper, uzun süren yalvarmalarıma annelik yüreği dayanmaz,
Tamam,tamam. Hadi şimdi git dersini çalış der, bir çaresini bulur hallederdi. Her zaman aileyi yöneten
annemin görünmeyen yönetici olduğunu hatırladım.

Evlendikten sonra hayat çarkının  dişlileri arasın da sıkışmış, çırpınırken ailemin yönetiminin kendimde olduğunu
zannederdim. Oğlumun, eşimin sorunlarını sırası gelince hallederiz dediğimde güleç yüzü, tatlı sözü ve
empatiyle yaklaşımı ve zarafetiyle olmazı olduranın, aileyi yönetenin eşim olduğunu zamanla anladım.
Bu durum ben de tedirginlik yarattı. Renk vermedim, ama diğer ailelerde yönetimin kimlerde olduğunu gözlemledim.

Yönetim ve yönetici türünü didiklemenin…
Sorunların müspet çözümünde kimlerin neden, niçin, nasıl etken olabildiğinin…
Görünen, görünmeyen yöneticilerin kimler olduğunun idrakine varmanın…
Önemli olduğunu düşünüyorum.

Ailede toplumda bilgisi, ilgisi, sevgisiyle sorunlara empatiyle yaklaşan, hakları koruyan, çözen, gerekeni
yerinde ve zamanında uygulayan, huzur veren hümanist yöneticilere minnet, şükran ve saygılar. 

Avni Baba

“Anılar Günlüğümden”

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.