Avni Baba

BİLMEZLİK

Sohbetlerde yaşı ilerlemiş olanların ölüm gerçeğini sorguladıklarını, sağlık problemlerine çözüm arar olduklarını, günün endişe veren olaylarını Allah yardımcımız olsun diyerek geçiştirdiklerini…  Bazılarının bakışarak, el – kol – baş hareketleri, yüz ifadeleri, çoğu zaman da susarak ne demek istediğini  beden diliyle ifade ettiklerini görüyorum.

Hayatın yükünden, günlük olaylardan bıkkın orta yaşlılar ise, birikmiş sıkıntılarını imkânları içersinde türlü yollarla atmak ve gönüllerince yaşamaya çabaladıklarını konu ediyor.

Gençler, cep telefonlarını bir an ellerinden bırakamıyor. Kendilerini ilgilendiren gelecek endişelerinin tedirginliğiyle arada bir lafa karışıyor. Bulundukları ortamın dışında, ellerinde cep telefonlarıyla sanal bir dünyada yalnız yaşıyor.

Çocuklar onca verilmiş olanakları yetersiz buluyor, gereksiz- fazla isteklerde bulunmaktan başka bir şey düşünmüyor. İstekleri olamayınca kıyamet kopuyor.

Genellikle konuşmalarda aile  “yaşlı – genç, karı – koca,  büyük – küçük“ arasındaki iletişim kopukluğu, kişilerin anlaşamadıkları,birbirini anlayamamış olmalarının huzursuzluğu ve ekonomik sıkıntıların konu edildiği dikkatimi çekiyor.

Konuların diyalog kopukluğu, paylaşım azlığı, anlaşmazlıklar ve başkalarının boşanmaları üzerine yoğunlaşmış olması kişilerce özenle dillendiriliyor. Anlatılanlar başkalarının yaşam sorunları olunca, acaba vasıtalı anlatılmak istenen kendi mutsuz ve huzursuz yaşamları olabilir mi? Diye insan düşünüyor.
Toplum içersinde bir başkasının sorunlarını anlatanın, birlikte sorunlar yaşadığı kişi, kişilerden dolaylı hesap soruyor olduğunu dinlemek çekilmiyor. Bu tür konuşmalar sohbet olmaktan çıkıyor. Sorunlarıyla hesaplaşmayanın, kendi yanlış ve eksiklerini başkalarında arayanların çoğunlukta olması insanı ürkütüyor.

Türlü imkânlara sahip olsa da kendi sorunlarının, çelişkilerinin sebep ve nedenlerin neler olduğunun farkında olamayan birey, iç varlığının derinliğine inmeyi düşünmek, hesaplaşmak, kişiliğini sorgulamaktan korkuyor mu, işine mi gelmiyor, sebebini kendi biliyor.
Fakat…
Kendini sorgulamayan, bir başkanın hayatını umursamazcasına sorgulama ve yargılama hakkını kendinde görenin, bilmezlik gafletiyle yapabildiğini düşünüyorum.

Sevgiler,
Avni Baba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yorum Yap





Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.